Çoğulcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı Faruk Arslandok, TBMM çatısı altında kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Başkanı Numan Kurtulmuş’a bir mektup yazarak sürece dair görüşlerini iletti.
Mektubunda, demokratikleşme süreçlerinin yalnızca güvenlik ve çatışmanın sonlandırılması bağlamında ele alınmaması gerektiğini ifade eden ÇDP Genel Başkanı Arslandok, kalıcı barışın ve demokratik istikrarın, toplumsal çeşitliliğin tanınması ve bu çeşitliliğe uygun kurumsal düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle ancak mümkün olacağına inandıklarını belirtti.
Ülke nüfusunu oluşturan tüm toplulukların yalnızca kültürel çeşitlilik unsurları olmadığını söyleyen Arslandok, bu toplulukların aynı zamanda anayasal yurttaşlık çerçevesinde eşit hak öznesi olarak kabul edilmeleri gerektiğini ifade etti.
Arslandok’un mektubunun tam metni şöyle:
“Sayın Numan Kurtulmuş
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
Sayın Başkan,
Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarında toplumun bütün kesimlerinin görüşüne açık olması, bu görüşlerin dikkate alınması, anayasal çoğulculuk ve demokratik katılım ilkelerinin somut olarak pratiğe yansıtılması bakımından son derece önemlidir.
Çoğulcu Demokrasi Partisi olarak bizler, demokratikleşme süreçlerinin yalnızca güvenlik ve çatışmanın sonlandırılması bağlamında ele alınmaması gerektiği kanaatindeyiz. Kalıcı barışın ve demokratik istikrarın, toplumsal çeşitliliğin tanınması ve bu çeşitliliğe uygun kurumsal düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle mümkün olacağına inanıyoruz.
Ülkemizin toplumsal dokusu tarihsel olarak çok katmanlı ve çok kültürlü bir yapıya sahiptir. Bu yapıyı görmezden gelen her türlü demokratikleşme çabası eksik kalacaktır. Ülkemizin nüfusunu oluşturan tüm topluluklar, ülkemizin siyasal meşruiyet zemininde yalnızca kültürel çeşitlilik unsurları değil, aynı zamanda anayasal yurttaşlık çerçevesinde eşit hak öznesi olarak kabul edilmelidir. Bu husus, toplumsal barış ve huzurun güçlenmesi açısından hayati öneme sahiptir.
Anayasal demokrasinin temel ilkelerinden biri olan çoğulculuk, farklı kimliklerin eşit yurttaşlık temelinde güvence altına alınmasını ve demokratik süreçlere etkin biçimde katılımını da içerir. Bu bağlamda, sayıca az olan ancak dil, kültür ve kimliklerini yaşatma konusunda devletten pozitif, ön açıcı ve teşvik edici destekler bekleyen toplum kesimlerinin beklenti ve talepleri göz ardı edilmemelidir. Toplumda bu konularda beklentileri olan bütün kesimlerin taleplerinin dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin, ülkemizde nüfus sıralamasında üçüncü sırada yer alan Çerkesler ve diğer Kafkasya kökenli toplulukların sivil toplum kuruluşları aracılığıyla imza altına aldıkları talepler bu açıdan yol gösterici niteliktedir. Hak ve özgürlükleri temel alan, insana saygılı yeni bir anayasa; kimlik ve kültürel hakların güvence altına alınması; anadili eğitiminin yaşama geçirilmesi; anadillerde TV ve radyo yayınlarının yapılması; kültürel ve toplumsal çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi gibi başlıklar altında dile getirilen talepler, yalnızca bu toplulukların kimliklerini yaşatma hakkı değil, aynı zamanda toplumsal barış ve huzurun güçlendirilmesi için de önem taşımaktadır.
Meselenin sadece silahların bırakılması ve çatışmaların sona erdirilmesi ile sınırlı bir çerçevede ele alınması doğru olmadığı gibi, güç ve sayısal üstünlük üzerinden ele alınması da doğru bir yaklaşım olmayacaktır. O takdirde, önceden yapılmış hataların farklı bir anlayışla sürmesine zemin hazırlanmış olacaktır. Özellikle anayasal yurttaşlık konusunda, sayısal üstünlüğe dayalı olmayan, toplumun bütün kesimlerinin hak ve taleplerini eşit gören bir anlayışla hareket edilmelidir.
Bu perspektiften bakıldığında, Komisyon’un görevinin yalnızca çatışma sonrası bir normalleşme süreci yürütmekle sınırlı olmayıp, aynı zamanda toplumsal barışın sürdürülebilirliğini sağlayacak yasal ve idari düzenlemeleri önermek ve hayata geçirilmesini sağlamak olduğu kanaatindeyiz. Bu düzenlemeler, çoğulculuğun anayasal değer olarak kurumsallaşmasını güvence altına alacak, toplumun her kesiminin devletle kurduğu bağı güçlendirecektir.
Çoğulcu Demokrasi Partisi olarak, görüşlerimizin başkanı bulunduğunuz Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun üyeleriyle paylaşılmasını ve Komisyon’un çalışmalarında dikkate alınmasını diliyor ve umuyoruz.
Saygılarımızla,
Faruk ARSLANDOK
Çoğulcu Demokrasi Partisi
Genel Başkanı
478
